Bakan Pakdemirli: Yeşil Kalkınma Devrimi’ni gerçekleştirmede Türkiye öncü rolü üstlenecek

bakan-pakdemirliyesil-kalkinma-devrimini-gerceklestirmede-turkiye-oncu-rolu-ustlenecek-X4KnPS5J.jpg

Şaduman UNUTMAZ/ ANKARA, (DHA)- TARIM ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, “Önümüzdeki dönem, Yeşil Kalkınma Devrimi’ni gerçekleştirmede Türkiye öncü rolü üstlenecektir. Avrupa Birliği’nin (AB) ‘Avrupa için Yeşil Mutabakat’ kapsamında sağlıklı ve çevre dostu bir gıda sistemi için çalışmalarımıza başladık” dedi.
Tarım ve Orman Bakanı Pakdemirli, ‘7’nci Sürdürülebilir Gıda Zirvesi ve Dünya Gıda Günü Buluşması’na katıldı. Çevrim içi düzenlenen programda Bakan Pakdemirli’nin yanı sıra Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) Türkiye Temsilcisi Viorel Gutu, Türkiye Gıda Sanayi İşverenleri Sendikası Genel Sekreteri Kaan Sidar, Sürdürülebilirlik Akademisi Yönetim Kurulu Başkanı Murat Sungur Bursa yer aldı. Bakan Pakdemirli, hem iklim olayları hem de Covid-19 salgınının temiz ve erişilebilir gıdanın insan sağlığı açısından önemini bir kez daha ortaya koyduğunu söyledi.
‘DOĞAL AFETLERİN SAYISI 5 KAT ARTTI’
İklim değişikliğine değinen Bakan Pakdemirli, “Küresel nüfusun yüzde 12’sine denk gelen 928 milyon kişi, ciddi düzeyde gıda güvensizliği ile karşı karşıya. Diğer taraftan pandemi; tüketicinin sağlıklı beslenme konusundaki tercihlerini yeniden şekillendirmeye başlamıştır. Dolayısıyla tüketicinin güvenilir gıdaya erişim isteği, uluslararası toplumun ve ülkemizin öncelikli gündemi haline gelmiştir. Diğer taraftan ise dünya gündeminin en başında küresel ısınma ve iklim değişikliği var. İklim değişikliğinden en fazla etkilenecek sektörlerin başında tarım ve gıda geliyor. Dünyada son 50 yılda; sel, fırtına, kuraklık gibi doğal afetlerin sayısı 5 kat arttı. Türkiye, Akdeniz havzasında olması nedeniyle iklim değişikliğinden en fazla etkilenecek ülkeler içerisinde yer alıyor” dedi.
‘GENİŞ ÇAPLI FARKINDALIK OLUŞTURMAK İSTİYORUZ’
Paris İklim Anlaşması’na ilişkin Pakdemirli, “Bildiğiniz üzere, Sayın Cumhurbaşkanı’mızın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda açıkladığı Türkiye’nin Paris İklim Anlaşması’na taraf olması, bu ayın ilk haftasında gazi Meclis’imizin onayı ile yürürlüğe girdi. İnşallah önümüzdeki dönem, Yeşil Kalkınma Devrimi’ni gerçekleştirmede Türkiye öncü rolü üstlenecektir. Sürdürülebilir tarım uygulamalarının geliştirilmesi ve iklim değişikliği ile mücadele açısından AB’nin ‘Avrupa için Yeşil Mutabakat’ kapsamında sağlıklı ve çevre dostu bir gıda sistemi için çalışmalarımıza başladık. O nedenle iklim değişikliğine yönelik daha geniş çaplı bir farkındalığın oluşmasını önemsiyoruz ve bu konuda her türlü çalışmaya ve desteğe de açık olduğumuzu özellikle vurgulamak istiyorum” diye konuştu.
‘ÇEVREYİ KORUYAN ÜRETİMİ YAYGINLAŞTIRMALIYIZ’
Bakan Pakdemirli, tarımsal verimde iklim değişikliğinin etkisiyle 2050 yılına kadar yüzde 10 ile 25 arasında düşüş beklediklerini belirterek, şunları söyledi:
“2050 yılında dünya nüfusunun 10 milyara, Türkiye nüfusunun ise 105 milyona çıkacağı tahminleri dikkate alındığında, iklim değişikliğinin etkileriyle birlikte gelecekte gıda güvenliğini garanti altına almanın ne kadar zor bir süreç olduğunu daha net görebiliyoruz. Çünkü bu nüfusu doyurmak için bugünden yüzde 60 daha fazla gıda üretmek, bu gıdayı üretmek için de yüzde 15 daha fazla su kullanmak zorundayız. Sürdürülebilir gıda üretimi ve bu süreçte İklim değişikliğinin etkilerini azaltmak için çiftlikten çatala kadar geçen tüm süreci takip etmeli ve çevreyi koruyan üretimi yaygınlaştırmalıyız. Çiftlikten çatala her aşamaya özen göstereceğiz. Çiftlikten Çatala (Farm to Fork) Stratejisi hedeflerinde de belirtildiği üzere, 2030 yılına kadar organik tarım alanlarının artırılması ve pestisit kullanımının yüzde 50 oranında azaltılması gerekmekte. Son 10 yılda sağladığımız destekler ve eğitim çalışmaları sonucunda iyi tarım üretim alanını 42 kat artışla 2,6 milyon dekara, organik tarım üretim alanını ise 2,5 kat artışla 3,9 milyon dekara çıkardık. Ayrıca iyi tarım uygulamaları ve organik tarım faaliyetinin geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması amacıyla çok sayıda projemiz de devam ediyor.”
‘YER ALTI BRAJLARIMIZIN SAYISINI 150’YE ULASTIRMAYI HEDEFLİYORUZ’
Pakdemirli, son 19 yılda cumhuriyet tarihinde yapılanların 2 katından fazla olan 600 barajı hizmete aldıklarını vurgulayarak, “Yaklaşık 20 milyon dekar alanı, son 19 yılda sulamaya açarak, sulanan tarım alanını 67 milyon dekara ulaştırdık. Sulamaya açılan alanlardan; yılda yaklaşık 60 milyar lira zirai gelir artışı sağlayarak hem üreticimize hem de ekonomimize önemli bir gelir kazandırdık. Son 3 yılda ise su alanında 41 milyar liralık yatırımla binin üzerinde tesisi hizmete aldık. Su tasarrufu sağlayan yer altı barajlarımız sayısını 2023’e kadar 150’ye ulaştırmayı hedefliyoruz. Şu anda 43’ü bitti. İnşallah yıl sonunda bu sayı 50’yi bulacak. Yine suyumuzun verimli ve tasarruflu kullanılması amacıyla tüm yeni sulama projelerimizde kapalı basınçlı borulu sistemlere ağırlık verdik. Böylece sulama suyu parsellere kadar basınçlı boru hatlarıyla getirilmekte ve modern su alma yapıları ile çiftçilerin hizmetine sunulmaktadır” dedi.
‘664 MİLYON TL’LİK TASARRUF SAĞLADIK’
Bakan Pakdemirli, Türkiye’de her yıl 19 milyon ton gıda israfı yapıldığını belirterek, “Dünyada bir taraftan gıdalar çöpe atılırken diğer taraftan ise insanlar açlık nedeniyle bir sonraki gün hayatta kalıp kalmayacağını bilmiyor. Türkiye’de her yıl yaklaşık 19 milyon ton gıda israfı yapmaktadır. Bu ürettiğimizin neredeyse 5’te 1’i. Türkiye’deki gıda kaybı düzeyi neredeyse yüzde 40 civarında. Ülkemizde gıda israfını yüzde 2 iyileştirebilsek, yaklaşık 10 milyar TL tasarruf edebileceğiz. Gıdamızı, suyumuzu israf etmeyeceğiz. Bunun bilinciyle ‘Gıdanı Koru Sofrana Sahip Çık’ sloganıyla yola çıkarak, ülke genelinde büyük bir tasarruf kampanyası başlattık. ‘Söz Ver Rekor Gelsin’ hareketiyle 790 bin kişi, gıdasını israf etmeyeceğine dair söz verdi ve ‘Çevresel sürdürülebilirlik konusunda dünyada en çok söz verilen kampanya’ alanında Guinness dünya rekorunu kırdık. Kampanya ile bireysel israfı azaltarak 664 milyon TL’lik bir tasarruf sağladık. Son tüketim tarihi ve tavsiye edilen tüketim tarihi kavramlarına yönelik farkındalığı yüzde 20’lik oranında artırdık” diye konuştu.

FOTOĞRAFLI

Exit mobile version