DHA İSTANBUL BÜLTENİ- 2 

dha-istanbul-bulteni-2-5iBwb9qD.jpg
Abone Ol
Daha Fazla

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

 

1- (ÖZEL) RUS AŞISININ TÜRKİYE’DEKİ ÜRETİM ANLAŞMASINI YAPAN FİRMA YETKİLİSİ DHA’YA KONUŞTU

Özlem YURTÇU KARABULUT-  Buğra BENLİOĞLU / İSTANBUL, (DHA)  RUS Gamelya Araştırma Enstitüsü ile Rusya Savunma Bakanlığı tarafından geliştirilen ve Ağustos ayında ülkede onaylanarak “dünyanın ilk koronavirüs aşısı” olarak Devlet Başkanı Vladimir Putin tarafından dünyaya duyurulan “Sputnik V” aşısının Türkiye’deki üretimi için imzalar atıldı. Sputnik V’in Türkiye’de uluslararası standartlardaki tesislerde üretilmesi için Rusya Doğrudan Yatırım Fonu (RDIF) yetkilileriyle anlaşma imzalayan VisCoran İlaç Sanayii A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Öztürk Oran, süreçle ilgili detayları ilk kez Demirören Haber Ajansı’na (DHA)  anlattı.

Rusya Doğrudan Yatırım Fonu (RDIF), “Sputnik V” aşısının Türkiye’de üretilmesi için önde gelen bir Türk ilaç şirketiyle anlaşma imzaladığını açıkladı. Rus aşısının Türkiye’de üretimi ve Türkiye üzerinden gerekirse çevre ülkelere de ihracatı için RDIF ile masaya oturan VisCoran İlaç Sanayii A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı, DHA’ya konuştu. 20 yıldır sağlık sektöründe yer aldıklarını söyleyen ve aynı zamanda İstanbul Ticaret Odası Meclis Başkanı, TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve Terra İlaç ile Myfarma İlaç Yönetim Kurulu Başkanı da olan Öztürk Oran, aşının iki ülke arasındaki teknoloji transferinin ardından, ülkemizde milyonlarca doz üretilebileceği müjdesini verdi.

Rus aşısı Sputnik V için hali hazırda 40 ülkenin daha talepte bulunduğunu vurgulayan Oran, görüşmelerin aslında 9 ay önce başladığını anlatarak “20 yılı aşkın bir süredir sağlık sektöründeyim. İlaç üretiyoruz. Pandemi başladığı zaman ben de ne yapabilirim, insanlığın içinde olduğu bu durumun neresinde olabilirim, nasıl bir katkı yapabilirim diye düşünerek Nisan ayında bir çalışma içerisine girdim. Araştırma yaptık ve aşının daha etkili olacağına inanarak Ruslarla görüşmeye başladık” dedi.

“GÖRÜŞMELER NİSAN AYINDA BAŞLADI AĞUSTOS’TA MASAYA OTURDUK”
O tarihlerde henüz yerli ve milli aşının gündemde olmadığını söyleyen Oran, “Rusya ile görüşmelerimiz devam etti. Temmuz’da belli bir noktaya geldi. 16 Ağustos’ta da sonuç verdi ve Rusya Yatırım Fonu Başkanlığı (RDIF) ile burada, ülkemizde bir anlaşma imzaladık. Ruslarla bu aşıyı Türkiye’de birlikte üretebilmek için, bütün belgeleri, bilgileri, orada yapılan bütün çalışmaların verilerini bize ulaştırdılar. Biz de bunları Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığımıza intikal ettirdik. Onlar da çalışmalarını yaptılarö diye konuştu. İmzaların atılmasıyla beraber eksik kalan prosedürlerin tamamlanması için halen çalışmaların sürdürüldüğünü belirten Oran, sözlerini şöyle sürdürdü: “Şu anda üretimle ilgili Bakanlıktaki süreçleri tamamlama noktasına gelmiş durumdayız. Üretim tesisleri için görüştüğümüz firmalar var. Sonuçta bu aşı bu ülkede üretilecek ve hem ülkemizde hem de fazlası buradan başka ülkelere ihraç edilecek. Bizim için çok önemli, neticede teknoloji transferi Rusya’dan olsa bile aşı Türkiye’de üretilecek ve aynı zamanda yerli bir aşı olacak bir anlamda. Burada üretilip Avrupa ülkelerine ve talep olan diğer ülkelere ihraç edilecek. Ülkemiz için de insanlık için de iyi bir gelişme olacak.”

“12 ÜLKEDE KULLANIM ONAYI ALDI, 40 ÜLKE DAHA SIRADA”
Aşının Faz 3 çalışmasının 44 bin kişide yapıldığını belirten Oran, “Faz 3 sonuçları bize de ulaştı. Gayet iyi sonuçlar çıktı. Bu aşı ile Rusya’da şimdiye dek 1,5 milyondan fazla insan aşılandı. Yaklaşık 12 ülkede de, içerisinde AB ülkesi olan Macaristan ile Sırbistan da olmak üzere, Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkelerde tescil edildi. Toplantılarımızdan birine 40 ülke dahil oldu. Yani 40 ülke daha kendi ülkesinde bu aşıyı ruhsatlandırmak istiyor. Belki daha fazla ülkede hem kullanılacak, hem de bazı ülkelerin de bizim gibi üretim için görüşmeleri var Rusya’yla” dedi.

“ÜRETİM KAPASİTESİNDE SORUN YAŞAYACAĞIMIZI DÜŞÜNMÜYORUM”
Üretim kapasitesinde bir problem yaşanmayacağını düşündüklerini açıklayan Öztürk Oran, “Türkiye’de aşı üretebilecek farklı firmalar var. Yüksek kapasitede üretim talebi olursa farklı firmaları da devreye sokup onların da üretimi artırmada katkı sağlayacaklarına inanıyoruz. Onlar (Rusya) ne kadar (üretim) talep edecek, ülkemizin de ne kadar ihtiyacı var, bunlar ileriki günlerde belli olacak konular. Şu anda bir şey söylemek mümkün değilö şeklinde konuştu. Aşıları ülkelere göre kıyaslamanın da doğru olmadığını söyleyen Oran, sözlerini şöyle sürdürdü: “Şu ana kadar çıkmış olan aşılar içerisinde Çin aşısı geleneksel aşı. Rus aşısının da 20 yıllık araştırma geçmişi var. Ebola hastalığı için yapılan bir çalışmanın sonucu. Diğer aşılar da mesela Uğur Şahin Bey’in ürettiği, Pfizer aşısı, yine Astra Zeneca aşısı hepsi bu salgınla mücadelede bir anlam ifade ediyor. Çin aşısı, Rus aşısı, İngiliz aşısı diye ayrıma düşmeye gerek yok. Her birinin zaten Dünya Sağlık Örgütü ya da kendileri tarafından da ne kadar başarı sağladığı zaten kamuoyuna açıklanıyor. Şu aşı bundan daha üstündür, demek yersiz olur.”

“ÖN İNCELEMELER YAPILDI AMA TİTCK TARAFINDAN TEKRAR DETAYLI İNCELENECEK”
Türkiye’nin Sputnik V’in Faz 3 çalışmalarına dahil olmadığını ancak aşının 44 bin kişilik Faz 3 çalışmasına Rusya, Brezilya, Endonezya gibi ülkelerin katıldığını belirten Oran, “Zaten Rusya’da da 1 milyon 500 binden fazla insan aşılandı. Burada Faz 3 çalışmasına belki de ihtiyaç kalmadı ama sağlık otoritelerimiz nasıl uygun görürse biz ona göre hareket edeceğiz. Bu aşıyla ilgili ön incelemeler yapıldı ama tekrar detaylı incelemeler de yapılacak. Neticede bu aşı Türkiye’de Acil Kullanım İzni alacak. Aynı zamanda ruhsatını da alacak, ondan sonra insanlara uygulanacak. Rusya’da da üretilse, burada da üretilse Sağlık Bakanlığı TİTCK onayı olmadıkça bu aşının insanlara uygulanmasını ne biz isteyebiliriz ne de Bakanlık bunu uygun görür. Mutlaka ruhsat almak zorunda” dedi.

TÜRKİYE’DE AŞI ÜRETİMİ YAPABİLECEK GMP ONAYLI 4 TESİS VARö
Türkiye’de, aşı üretimi için gerekli olan ve uluslararası geçerliliği bulunan iyi üretim sertifikasyonu “GMP (Good Manufacturing Practicesö onayına sahip çeşitli firmalar olduğunun altını çizen Öztürk Oran, sözlerini şöyle noktaladı: “Gerek tesisinin GMP’si gerekse aşı üretimi için GMP almış olan, hatta (endüstriyel düzeyde üretim için gerekli olan) biyoreaktörleri olan firmalar da var. Dolum tesisleri var, aşı üretiminde artık bir problem olmaz Türkiye’de. Belki biraz gecikti, zaman aldı bu süreç ama herkes tedbirlerini aldı. Halihazırda 4 firma aşı üretebilecek GMP onaylı tesislere sahip. Ne kadar aşı üretecekse, siparişler alındığı zaman, hepsi buna uygun kapasitede üretime başlayabilir. 3 vardiya çalıştırırsınız, üretim kapasitesini üç katına çıkarırsınız. Talep ve ihtiyaç olduğu sürece problem olmaz. Gerekirse üretim yerleri birkaç vardiya çalıştırılır ve istenilen dozu üretilebilirler. Rusya’dan Türkiye’ye aşının teknoloji transferi yapılacak. Ondan sonra da deneme üretimleri başlayacak. Gerekli inceleme ve onaylardan sonra da normal üretime geçilecek. Ruslar aşının teknolojisini sözleşmemiz gereği Türkiye’ye vereceklerini taahhüt etmiş oldu. Türkiye de hangi tesiste olacaksa, Rus teknolojisi ile orada üretilecek. Şu anda Çin aşısı vatandaşlarımıza ücretsiz uygulanıyor. Bu aşıyla ilgili karar da Sağlık Bakanlığımız nasıl uygun görecekse ona göre verilecek. Bu süreçlerden geçmek gerçekten çok kolay değil. Zorlu bir süreçten geçtik. Sık sık Rusya tarafıyla pandemi de olduğu için çok zor koşullarda bir araya gelebildik. Daha çok Zoom toplantılarıyla görüşebildik. 50’nin üzerinde Zoom toplantısı yaptık. Her toplantıya karşı taraftan üst düzey 8-10 kişi katıldı. Onlar da Türkiye’yi merak ettikleri için çok ilgi duyuyorlar, biz de bu aşıyı ülkemize nasıl getirebiliriz, diye gerçekten yoğun bir çalışmayla bu aşamaya getirdik.”

İŞBİRLİĞİNİ BAKAN MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU DUYURMUŞTU
Rusya Doğrudan Yatırım Fonu’nun (RDIF), Türkiye’yle yapılan anlaşma neticesinde üretim için teknoloji transferinin başladığını duyurmasıyla yeniden gündeme gelen Kovid aşısı Sputnik V’in, Rusya’nın yanı sıra Belarus, Arjantin, Birleşik Arap Emirlikleri, Macaristan, Sırbistan, Bolivya, Cezayir, Filistin, Venezüella, Paraguay ve Türkmenistan’da da tescil edildiği bildirilmişti. Geçtiğimiz günlerde ise Rus basınında aşının AB’de tescil edilmesine yönelik Avrupa İlaç Ajansı EMA’ya başvurulduğu duyuruldu. Sputnik V, Rusya dışında ilk olarak Hindistan’da üretilmeye başlandı. Rusya, Hindistan’ın ardından Güney Kore, Çin, Brezilya, Belarus ve Kazakistan’la da üretim anlaşmasına varmıştı. Türkiye, aşının üretileceği yedinci ülke olacak. RDIF’e göre, bugüne kadar 50’den fazla ülke 1,2 milyar doz Sputnik V aşısı için talepte bulundu. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Rus mevkidaşı Sergey Lavrov ile 29 Aralık 2020’de gerçekleştirilen ortak basın toplantısında “Sayın Putin, Sputnik-V ile ilgili Cumhurbaşkanımıza telefonda bir teklifte bulununca, hemen Cumhurbaşkanımız Sağlık Bakanı’mıza talimat verdiler. Onun neticesinde kurumlarımız arasında mutabakat zaptı imzalandı. Bu iş birliğinin amacı sadece aşı tedariği değil, ortak aşı üretimidirö şeklinde açıklama yapmıştı. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca da 19 Ocak’ta Rusya’nın Ankara Büyükelçisi Aleksey Yerhov ile görüşmüş ve ardından sosyal medya hesabında, “Kendileri ile Sputnik V aşısı başta olmak üzere sağlık alanındaki iş birliklerimizi değerlendirdik” şeklinde paylaşımda bulundu.

İNAKTİF AŞILAR GİBİ 2-8 DERECEDE SAKLANABİLECEK
Adenovirüs teknolojisi ile geliştirilen Sputnik V’in, ikinci ara veri değerlendirmesinde yüzde 91.4’ün üzerinde etkinlik açıklanırken aşının 76 kişiyle yapılan Faz 1 ve 2 araştırmalarının sonuçları da Eylül ayında The Lancet dergisinde yayımlandı. Sputnik V, şempanzelerde grip hastalığı yapan bir virüs olan adenovirüsün, genetik olarak koronavirüs proteini ile desteklenerek insana veriliyor ve hastalığa karşı bağışıklık sağlıyor. Bu teknoloji yıllardır Ebola, Zika gibi viral hastalıklara karşı deneniyor ve zaten bu yüzden uzun süredir Faz 3 aşamasında olduğu ifade ediliyor. Aşıların içindeki mikroorganizmalar canlı olmakla birlikte, güçsüzleştirildikleri için insanlarda hastalık yapmıyor. Sadece bağışıklık sistemini uyararak vücudu virüsle savaşması için ‘eğitiyor’. İngiliz Oxford’un geliştirdiği Astra Zeneca aşısı da aynı teknolojiye dayanan bir aşı. Adenovirüs (viral vektör) aşılarının en avantajlı yanı ise tıpkı inaktif aşılar gibi 2 ila 8 derece arasındaki ısıda, yani rutin olarak kullanılan aşı dolaplarında saklanabiliyor olması.

Görüntü dökümü:
———-
-Öztürk Oran röp.
-Detay görüntüler

=======================

2- (ÖZEL ) İRANLI BABA VE KIZININ 10 YIL SONRA İSTANBUL’DA AĞLATAN BULUŞMASI

Haber-Kamer: Enver ALAS – İSTANBUL / DHA-  İranlı Farshid Fathi, 10 yıldır göremediği 17 yaşındaki kızı Rosanna’ya İstanbul Havalimanı’nda kavuştu. Duygusal anların yaşandığı buluşmada baba ve kızı gözyaşlarını tutamadı. Kızını İran’da, en son 3 bin 670 gün önce gördüğünü belirten baba Fathi, “Onu son gördüğümde 7 yaşındaydı. Şimdi de gördüğünüz gibi 17 yaşında ve çok güzel bir kız olmuş” derken, kızı Rosanna ise “Mutluluktan İçim içime sığmıyor” sözleriyle duygularını dile getirdi. 
Farshid Fathi (42)  ile ailesini birbirinden ayıran süreç 2010 yılında İran’da cezaevine girmesiyle başladı. Fathi, hakkındaki suçlamalar nedeniyle Tahran’daki bir cezaevinde 5 yıl hapis yatarken, kendisinden boşanan eşi ise 2 çocuğu ile birlikte Kanada’ya yerleşti. 2016 yılında serbest kaldıktan sonra Türkiye’ye gelerek, Antalya’ya yerleşen İranlı pastör (Hristiyan din adamı) Fathi kızı Rosanna ve oğlu Bardia’dan yıllarca uzak kaldı. Çocuklarıyla ancak internet ve telefon ile iletişim kurabilen İranlı baba, on yıl aradan sonra  hasretini çektiği evlatlarından kızına İstanbul’da kavuştu. 

GÖZYAŞLARINA HAKİM OLAMADILAR
Kanada’dan gelen kızını karşılamak için saatler öncesinden İstanbul Havalimanı’na gelen baba Fathi, oldukça heyecanlıydı. İranlı baba,  adının baş harfi ile kalp şeklinde olan bir balon ile karşılayarak kızına sürpriz yaptı. Baba ve kızının yıllar sonraki ilk karşılaşmasında duygusal anlar yaşandı. Birbirlerine uzun süre sarılan İranlı baba ve kızı gözyaşlarına hakim olamadı.  

“MUTLULUKTAN İÇİM İÇİME SIĞMIYOR”
Yıllar sonra kızı Rosanna’ya kavuşmanın mutluluğunu yaşayan Farshid Fathi’nin ilk sözü, “İnanılmaz” oldu. Rosanna’yı en son 3 bin 670 gün önce gördüğünü belirten Fathi, “En son gördüğümde 7 yaşındaydı. Şimdi de gördüğünüz gibi 17 yaşında ve çok güzel bir kız olmuş. İnanın içim içime sığmıyor. Çok teşükker ederim” diye konuştu. “Türkiye benim ikinci vatanım” diyen Farshid Fathi, “Türkiye’yi çok seviyorum. 5 yıldır Antalya’da yaşıyorum. Kızımı gördüğüm için şu an çok mutluyum” ifadelerini kullandı. 
Fathi, en son 2 yaşındayken gördüğü oğlu Bardia’ya da yakında kavuşacağını, birkaç ay sonra oğlunun Türkiye’ye geleceğini söyledi. 
Kızı Rosanna ise, “Ne söyleyeceğimi bilemiyorum. Mutluluktan içim içime sığmıyor. Birçok duyguyu bir arada hissediyorum. Neredeyse 11 sene oldu. Beraber ilk kez bu şekilde vakit geçireceğiz. Birbirimizi tanımaya çalışacağız ” şeklinde konuştu.

İRANLI BABA VE KIZI TÜRKİYE TURUNA ÇIKACAK 
Taksiye binerek konaklayacakları otele giden baba ve kızı, birkaç gün İstanbul’da geçirdikten sonra Antalya’ya gidecek. Burada bir süre kaldıktan sonra Farshid Fathi ve kızı Rosanna, başta Kapadokya ve Efes Antik Kenti olmak üzere Türkiye’nin tarihi ve turistik yerlerini kapsayan bir tura çıkacak. 

Görüntü Dökümü (ÖZEL)
——————————
-Elinde balonla bekleyen baba Farshid Fathi
-Fathi’nin kızına doğru yürüyüşü
-Baba kızın birbirlerine sarılması
-İkilinin gözyaşı dökmesi 
-Balonları birlikte havaya bırakmaları
-DHA’ya buluşmaya dair açıklamaları
-Bavullarla yürüyüşleri
-Taksiye binişleri
-Farshid Fathi’nin Türkçe konuşması
-Taksi’nin hareket etmesi
-Terminal çıkışından görüntüler
-Uçuş bilgi ekranı
-Baba kızın ayrılmadan önce İran’da çekilen son fotoğrafları
-10 yıl sonra Türkiye’de çekilen fotoğraflar
-Genel ve detaylar

================

3- İSTANBUL HAVALİMANI POLİSİNDEN SAHTE SEYAHAT BELGESİ OPERASYONU… “DOKTOR” LAKAPLI ŞÜPHELİ YAKALANDI 

İbrahim YILDIZ/İSTANBUL, (DHA) İSTANBUL  Havalimanı polisi, 2019 yılında sahte seyahat belgeleriyle aynı uçakla Fransa’ya gitmek üzere yakalanan 34 kişiye belge düzenlediği tespit edilen ‘Doktor’ lakaplı Ö.T’yi yakaladı.
İstanbul Havalimanı polisinin sahte seyahat belgeleri ile havayolu ile gerçekleştirilmeye çalışılan yasadışı göçe karşı başarılı çalışmaları devam ediyor. Havalimanında son 6 ayda ele geçirilen 2 bin 400  sahte seyahat belgesi ele geçirdi. Bu belgelerin çoğunu hazırladığı tespit edilen ‘Doktor’ lakaplı 49 yaşındaki Ö.T.’nin yakalanması için polis geniş çaplı bir operasyon başlattı. Hakkında 5  ayrı dosyadan araması bulunan Ö.T belirlenen adreste kıskıvrak yakalandı.

ELE GEÇİRİLENLER ŞOK ETTİ
Doktor lakaplı Ö.T’nin adresine yapılan operasyonda çeşitli havayolu şirketlerine ait bin adet boarding kartı, farklı ülkelere ait 52 adet sahte pasaport, 24 adet sahte gemi adamı belgesi, 34 farklı ülkeye ait oturum kartı, çeşitli ülkelere ait 6 adet sürücü belgesi, 7 adet kimlik kartı, 124 adet farklı ülkelere ait damga, 1 adet mor ışık cihazı, 9 adet farklı ülkelere ait seyahat belgesi,28 adet pasaport kimlik sayfası, 23 adet farklı ülkeler ait vize, 2 adet hudut kapısı formu ele geçirildi.

TUTUKLANARAK CEZAEVİNE GÖNDERİLDİ
İstanbul Havalimanı’nda son 6 ayda başta pasaport olmak üzere ele geçirilen 2 bin 400 adet sahte seyahat belgesinin çoğunun düzenleyicisinin Ö.T olduğu da anlaşıldı. Ayrıca 2019 aralık ayında İstanbul Havalimanı’ndan aynı uçakla Fransa’ya gidecek 34 kişinin sahte belgelerini de Ö.T’nin düzenlediği de tespit edildi. Gözaltına alınan Ö.T tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Görüntü dökümü
———————-
-Ele geçirilen sahte seyahat belgelerinden görüntüler
-Polisin yaptığı operasyondan görüntüler
-Doktor lakaplı Ö.T’nin görüldüğü güvenlik kamera görüntüsü
-Detay görüntüler

======================

4- ÜSTÜ EMLAKÇI, ALTI UYUŞTURUCU SERASI; POLİSİN OPERASYONU KAMERADA

Ersan SAN / İSTANBUL, (DHA) – ESENYURT ve Büyükçekmece’de emlakçı olarak kiraladığı işyerlerinin alt katında uyuşturucu madde yetiştirdiği belirlenen şüpheli Ümmühan T. yakalandı. Üzerinde bir miktar uyuşturucu bulunan Ümmühan T.”Uyuşturucu ticareti yapmak” suçundan tutuklandı. Esenyurt Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro Amirliği ekipleri ilçede ‘Uyuşturucu madde ticareti’ yapıldığına ilişkin ihbar aldıktan sonra harekete geçti. Ekipler uyuşturucu ticareti yaptığı değerlendirilen emlakçı Ümmühan T.’yi bir süre takip etti. Şüphelinin Büyükçekmece’de de bir işyerini emlakçı olarak kiraladığı bu işyerinin altında uyuşturucu elde etmek için ekim yaptığını belirledi.  Asayiş Büro ekipleri üstü emlakçı, altı uyuşturucu serası olarak kullanılan binaya yönelik operasyon düzenledi. Savcılıktan alınan izin ardından Ümmühan T.’nin Esenyurt’taki işyerinde arama yapıldı. Emlakçı bürosunun alt katında Hint keneviri yetiştirmek üzere gerekli ortamın sağlandığı ışıklandırma ve ısıtıcı sistemleri kurulduğu belirlendi. Buradaki saksılarda 22 kök hint keneviri, bir hap, 1 gram metamfetamin,  3.92 gr esrar tohumu, 78.15 gram esrar ele geçirildi. Gözaltına alınan şüpheli sevk edildiği Küçükçekmece Adliyesi’ndeki nöbetçi mahkeme tarafından “Uyuşturucu ticareti yapmak” suçundan tutuklandı.

Görüntü Dökümü:
———————–
-Emlakçı bürosu ve altındaki uyuşturucu elde etmek üzere düzenlenen sera
-El konulan saksılar
-Kadının emniyetten sevki
-Ele geçirilen uyuşturucu maddeler
-Genel ve detaylar 

===================

5- METROBÜSTE UNUTULAN ÇANTAYI ALAN ŞÜPHELİ KAMERADA

Haber: Ali TİNBEK / İSTANBUL-DHA
Şişli’de metrobüste unutulan içinde 15 bin lira değerindeki bilgisayar bulunan çantayı aldıkları iddia edilen iki kişiden biri, polis ekipleri tarafından çantayla birlikte yakalandı. Adliyeye çıkarılan şüpheli, serbest bırakıldı. Unutulan çantanın alınma anı ise metrobüste bulunan güvenlik kameralarına yansıdı.

Olay, 15 Kasım günü Şişli Zincirlikuyu Metrobüs Durağı’nda meydana geldi. İddiaya göre, bir kişi metrobüse binerek Şişli’de bulunan Zincirlikuyu durağında indi. O sırada 15 bin lira değerinde olduğu belirtilen dizüstü bilgisayarının bulunduğu çantayı metrobüste unuttuğunu fark etti. Çantasını unutan kişi polise başvurdu.

ÇANTANIN ALINMASI GÜVENLİK KAMERASINA YANSIDI
Şikayet üzerine İstanbul Emniyet Müdürlüğü ekipleri, önce çantanın unutulduğu metrobüsü tespit etti. Metrobüsün tespit edilmesinin ardından içerisinde bulunan güvenlik kameralarını inceleyen polis ekipleri, unutulan çantayı F.K. ve E.U., isimli kişilerin aldığını tespit etti. Görüntülerde F.K. ve E.U.’nun metrobüse bindiği ve arka kısmında doğru ilerledikleri ve F.K’nin koltukta unutulan çantayı aldığı, çantanın içerisini bir süre karıştırdığı ve bulunan eşyaları aldıkları görüldü. Polis ekipleri güvenlik kameralarından tespit ettiği F.K.’yi kayıp çantayla birlikte gözaltına aldı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adli makamlara sevk edilen F.K. serbest bırakıldı. Bulunan eşyalar ise sahibine teslim edildi.

Görüntü dökümü
—————-
-(Güvenlik kamerası)
-Metrobüste unutulan çantanın iki kişi tarafından alınma anı 

============================

6- (Özel) ESENYURT’TA KISITLAMAYI İHLAL EDEN İNTERNET KAFEYE BASKIN KAMERADA

– Saatlerce kapıyı açmamak için direndi, içerden yaklaşık 50 kişi çıktı

Veysel TİMDU – Erol DEĞİRMENCİ – Şahin BOZKURT / İSTANBUL , (DHA) 
ESENYURT’ta, polis ekiplerinin bir internet kafeye yaptığı baskında koronavirüs tedbirlerinin ihlal edildiği ortaya çıktı. Yaklaşık 2 saat boyunca kapıyı açmamak için direnen internet kafe sahibinin işletmesinde, yaşları 14 ile 19 arasında değişen 50 kişi oyun oynarken yakalandı. Tedbirlere uymayan kişilere 3 bin 470 lira para cezası kesilirken, yaşı 15 yaşının altında olan çocuklar polis ekipleri tarafından ailelerine teslim edildi. İşyeri de mühürlendi. 

İŞLETMENİN SAHİBİ KAPIYI AÇMAK İSTEMEDİ
Esenyurt Bağlarçeşme Mahallesi’nde bulunan ve içinde bir internet kafenin de yer aldığı iş merkezine giren çocukların uzun süre dışarı çıkmamasından şüphelenen polis ekipleri, işletmeyi kontrol etmek istedi. İnternet kafenin kapısını çalan polis ekipleri, içeri girmek istedi fakat işletmenin sahibi kapıyı açmak istemedi. Polis ekiplerinin uyarılarına rağmen kapının açılmaması üzerine savcılıktan izin alınarak, olay yerine çilingir çağrıldı. Çilingirin geldiğini duyan işletme sahibi daha fazla dayanamayarak kapıyı açmak zorunda kaldı. İçeri giren polis ekipleri, internet kafede yaşları 14 ile 19 arasında değişen yaklaşık 50 kişiyi oyun oynarken buldu.

ÇOCUKLAR DOLABIN ARKASINDAN ÇIKTI
Yapılan baskında oyun oynayan bazı çocuklar ise saklanmaya başladı. 2 çocuk, dolabın arkasına saklandı. Polis ekiplerinin yaptıkları aramalarda bulunan çocuklar tekrar yerlerine oturdu.

İŞYERİ RUHSATSIZ ÇIKTI
Polis ekipleri, işyerinin belgeleri kontrol edilirken, internet kafenin ruhsatsız olduğu ortaya çıktı. Durumu fark eden polisler, olay yerine zabıta ekiplerini çağırarak dükkanı mühürletti. Tedbirlere uymayan kişilere 3 bin 470 lira para cezası kesilirken, yaşı 15 yaşının altında olan çocuklar polis ekipleri tarafından ailelerine teslim edildi. İnternet kafe sahibine ise idari para cezası kesildi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
————————
-İşyeri sahibinin kapıyı açmaması üzerine yapılan uyarılar
-Kapının açılması
-Polis ekiplerinin içeriye girişi
-Dolabın arkasına saklanan çocukların çıkarılması
-Ceza kesilmesi
-İçerdeki kalabalık
-Genel detaylar

=================

7- KORONAVİRÜS HASTASI HIRSIZ SOYGUNDAN SONRA ÖLDÜ

Ali AKSOYER – Adem VAROL / İSTANBUL, (DHA)- BAŞAKŞEHİR ve Beykoz’da, koronavirüs hastası olmasına rağmen hırsızlık yapan şüphelilerden biri olaydan sonra hayatını kaybetti. Diğer 3 şüpheli ise yakalandı. Hırsızlık anları kameralara yansıdı. 17 Temmuz 2020 tarihinde Başakşehir ve Beykoz’da üç ayrı evin soyulması üzerine, polis ekipleri çalışma başlattı. Güvenlik kameralarından yola çıkan ekipler, ilk önce şüphelilerin eşkalini sonrasında kimliklerini tespit etti. 18 Ocak’ta ikamet ettikleri adreste kıskıvrak yakalanan Kemal K.(24)’nın 47, Emre D.(22)’nin 8, Ahmet M.(22)’nin ise 5 suç kaydı olduğu öğrenildi.

BİR HIRSIZ KORONAVİRÜS NEDENİ İLE ÖLDÜ
İddiaya göre şüphelilerden İsmail Ç.(25) koronavirüse yakalandı. İsmail Ç., polis ekiplerinin onu yakalamak için çalışma başlattığı sırada koronavirüs nedeniyle hayatını kaybettiği öğrenildi.

HIRSIZLIK ANLARI KAMERALARA YANSIDI
Şüpheliler,  adliyeye sevk edildikten sonra çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Hırsızlık anları ise evde bulunan güvenlik kameralarına saniye saniye yansıdı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
—————————
-Hırsızlık anları
-Adliyeye sevk görüntüleri
-Genel ve detaylar

===========================

8- BEYOĞLU’NDA BARİYERLERİ AŞAN OTOMOBİL MOTOSİKLETE ÇAPTI: 2 YARALI

Özgür EREN/ İSTANBUL, (DHA) BEYOĞLU’nda sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybettiği otomobil, demir bariyerleri parçalayarak geçtiği karşı şeritte, seyir halindeki motosiklete çarptı. Kazada yaralanan  otomobil ve motosiklet sürücüsü ambulansla hastaneye kaldırıldı.

Kaza, Piyalepaşa Bulvarında Kasımpaşa istikametinde saat 07.30 sıralarından meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, 34 CDP 386 plakalı otomobil sürücüsü Önder Meral,  bulvar üzerinde Çağlayan istikametinde seyir halindeyken  direksiyon hakimiyetini kaybederek demir bariyerlere çarparak  karşı şeride geçti. Otomobil, karşı yönden gelen Ozan Tut’un kullandığı  motosiklete ardından park halindeki kamyonete çarptı.  Kaza sesini duyan ve yerde iki kişinin yattığını gören vatandaşlar durumu hemen polis ve sağlık ekiplerine haber verdi. Olay yerine gelen sağlık ekipleri yaralanan sürücülere ilk müdahaleyi olay yerinde yaptı, Yaralılar daha sonra  ambulansla hastaneye kaldırıldı.

“ACI BİR FREN SESİ GELDİ”
Kazayı görenlerden Aycan Gülaçan” Ben yolun karşısındaydım, işe gidiyordum. Arabanın çok süratli geldiğini gördüm. Bir andan acı bir fren sesi geldi. Sonra bu facia gerçekleşti. Bariyerleri koparttı sonra motora vurdu, karşı tarafa geçti” diye konuştu.

Parçalanmış demir bariyerler ve araçlardan kopan parçalar belediye ekipleri tarafından yoldan kaldırılırken,  polis ekipleri kaza ile ilgili soruşturma başlattı.

Görüntü Dökümü
—————–
-Motosiklet sürücüsünün yerde yatması
-Sağlık ekiplerinin yaralıya müdahalesi
-Yaralı otomobil sürücüsünün ambulansa alınması
-Yaralı motosiklet sürücüsünün ambulansa alınması
-Ambulansların gidişi
-Kazaya karışan motosikletten görüntü
-Kazaya karışan otomobilden detay görüntü
-Olay yerinden genel ve yakın detaylar
-Bariyerlerin parçalanması
-Aycan Gülaçan ile röportaj

==================

9- JANDARMANIN AVCILAR VE BÜYÜKÇEKMECE’DEKİ UYUŞTURUCU OPERASYONU KAMERADA 

İSTANBUL,(DHA) 
İstanbul İl Jandarma Komutanlığı ekipleri Avcılar ve Büyükçekmece’deki düzenledikleri eş zamanlı operasyonlarda 103 kilogram uyuşturucu madde ve 4 ruhsatsız tabanca ele geçirdi. Aranması olan suç örgütün lideri S.Ö.’nün yurt dışından örgütü yönettiği belirlendi. Ele geçirilen uyuşturucu maddenin dağıtımının yapılması için kuryelik yapan A.M.A. isimli kadın ile irtibatlı olduğu M.T. yakalandı. 

İstanbul İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, uyuşturucu madde kaçakçılığı ile mücadeleye yönelik yaptığı istihbarı çalışmalar neticesinde; S.Ö.’nün yasadışı yollarla Çin’den temin ettiği uyuşturucu maddeyi hava ve deniz yolu ile ülkeye soktuğu, örgüt üyeleri M.T., Ü.B. ve kurye olarak kullanılan A.M.A. isimli kadın aracılığıyla da İstanbul ili genelinde piyasaya sürme hazırlığında olduğunu öğrendi. 

Örgüt lideri olduğu öğrenilen S.Ö. öncelikle Avcılar ve Büyükçekmece’de depo kiraladı. Ardından Ataşehir’de ikamet eden ve uyuşturucu maddelerin dağıtımını yapabilecek A.M.A. ile irtibat kurdu. Jandarma, uyuşturucu maddelerin yakalanmasının önüne geçmek amacıyla, örgüt mensuplarını birbiri ile irtibatı olmayan birbirinden çok uzak mesafedeki bölgelerden seçen S.Ö.’nün kurye olarak kullanacağı A.M.A’yı yakın takibe aldı. A.M.A. Büyükçekmece’de irtibatlı bulunduğu M.T. isimli şüpheliden Bonzai isimli uyuşturucu maddeleri teslim aldığının tespit edilmesi üzerine operasyon için düğmeye basıldı.

BUZDOLABINDA, TÜRK LİRASI VE DOLAR ZULASI
Jandarma ekipleri, A.M.A.’nın evinde yaptığı aramada, evin çeşitli yerlerine gizlenmiş hassas teraziler ve suç örgütünün faaliyetlerinde kullandığı değerlendirilen 4 ruhsatsız tabanca ele geçirdi. A.M.A.’nın uyuşturucu madde satışından elde ettiği değerlendirilen paraları, buzdolabının içerisinde sakladığı görüldü. Tüm bu aramalar neticesinde yüklü miktarda Türk Lirası ve dolar ele geçirildi.

Örgütün kullandığı araçta yapılan aramalarda da çok miktarda uyuşturucu madde ele geçirildi. Aracın bagaj kısmındaki torbalarda bulunan, 100 kilogram bonzai, 2 kilogram mariuhana, 1 kilogram metamfetamin ekipler tarafından el konuldu.
A.M.A ve M.T gözaltındaki işlemlerinin ardından çıkarıldığı adli makamlarca tutuklanarak cezaevine gönderilirken, olayla bağlantısı olduğu değerlendirilen şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü öğrenildi.

Görüntü dökümü:
————-
-Operasyon görüntüleri
-Evlerde yapılan aramalar
-Ele geçirilen malzemeler
-Genel ve detaylar

=============

10- 15 TEMMUZ ŞEHİTLER KÖPRÜSÜ’NDE DENETİMLER DEVAM EDİYOR

Haber-Kamera: Ramazan EĞRİ-Gamze ŞİMŞEK/ İstanbul DHA
Hafta sonu uygulanan sokağa çıkma kısıtlamasının ikinci günü sabah saatlerinde 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nde denetimler sürüyor.
Koronavirüs tedbirleri kapsamında ilan edilen sokağa çıkma kısıtlamasının son gününde İstanbul’da denetimler aralıksız devam ediyor. Kısıtlama kapsamında 15 Temmuz Köprüsü Anadolu’dan Avrupa’ya geçiş yönünde oluşturulan kontrol noktasında polis ekipleri araçları tek tek durduruyor. Araç sürücülerinin ve yolcuların izin belgelerinin olup olmadığı kontrol ediliyor. İzin belgesi olan araçların geçişine izin veriliyor.

Görüntü Dökümü
———————
-Denetim yapan polis ekipleri
-Araçların durdurulması
-Sürücülerin izin belgelerinin kontrol edilmesi
-Muhabir anons (Gamze Şimşek)
-Genel ve detay

=====================

11- (ÖZEL) KAĞITHANE’DE SALDIRIYA UĞRAYAN İETT ŞOFÖRÜ DURGUN KONUŞTU (Tekrar)

* İETT Şoförü Eyüp Durgun: Ellerine ne geçirdilerse vurdular. Bitmek bilmiyordu. Kendimden vazgeçtim, bir yandan evladımı düşünüyordum

Haber-Kamera: Murat DELİKLİTAŞ-Hasan YILDIRIM / İstanbul,(DHA)
Kağıthane’de, trafikte tartıştığı kişi ve arkadaşları tarafından saldırıya uğrayan İETT şoförü Eyüp Durgun, yaşananları anlattı. O sırada otobüste bulunan oğlunun da saldırıya uğradığını hatırlatan Durgun, “Ellerine ne geçirdilerse vurdular. Bitmek bilmiyordu. Kendimden vazgeçtim, bir yandan evladımı düşünüyordum” dedi.

Geçtiğimiz Pazartesi günü yaşanan olayda,  iddiaya göre, Hamidiye Mahallesi-Şişli seferini yapan 48 H kodlu belediye otobüsünün şoförü Eyüp Durgun, güzergah üzerinde duraktan yolcu aldığı sırada bir araç sürücüsünün sözlü tacizine uğradı.  Yaşanan kısa tartışmanın ardından Durgun diğer sürücüye yol verdikten sonra seferine devam etti.  Bu sırada, tartıştığı araç sürücüsü arkadaşlarına haber vererek otobüsü takip etmeye başladı.

Eyüp Durgun, yolcu almak için bir durakta durduğu sırada, tartıştığı sürücü ve arkadaşları tarafından önü kesildi. Otobüsün camlarını kıran saldırgan ve arkadaşları daha sonra otobüsün içine girerek Durgun’a saldırdı. O sırada otobüste bulunan Salih Durgun babasının yardımına koştu. Saldırgan ve arkadaşları baba ile oğlunu tekme ve tokatlarla darp etti. Otobüs içindeki ve çevredeki vatandaşların müdahale etmesinin ardından saldırganlar olay yerinden kaçtı.

“SON ZAMANLARDA BU HADİSELER BAYAĞI ARTTI”
Hastanede yapılan tedavilerinin ardından taburcu olan Eyüp Durgun ile oğlu, saldırganlardan şikayetçi oldu.
Başlarına gelen saldırıyı kimsenin yaşamasını istemediğini belirten Eyüp Durgun, “Rutin olarak normal seferimi tamamlamaya çalışıyordum. Nasıl olduğunu biz de anlamadık. Böyle bir şey beklemiyorduk. Son zamanlarda bu hadiseler bayağı arttı. Bunların son olmasını diliyoruz, temenni ediyoruz. Sayın büyüklerimizden bunun önleminin alınmasını, kanun, yasa olarak her ne gerekiyorsa yapmalarını rica ediyoruz. Can güvenliğimizin korunmasını, sağlanmasını istiyoruz. Bizler de herkes gibi işçiyiz, evimizi geçindirmeye çalışıyoruz. Çoluk çocuğumuza hizmet etmeye uğraşıyoruz. Topluma hizmet etmeye çalışıyoruz” dedi.

“O SIRADA YANIMDA EVLADIM BULUNUYORDU”
Saldırı sırasında oğlunun da yanında olduğunu hatırlatan Durgun “Saldırı çok kötüydü. Bunu dilerim hiç kimse yaşamaz. Kimsenin de başına gelmez inşallah. Bitmek bilmiyordu, bir 15 dakika sürdü. O sırada yanımda evladım bulunuyordu.  Kimsenin, hiçbir anne babanın yaşamasını istemediğim, tasvip etmediğim, onaylamadığım bir olaydı. Bir yol vermeydi ya da vermemeydi olayı değil. Yol verdik, yol veriyoruz, hizmet ediyoruz. Bizlere biraz daha anlayışlı davranmalarını istiyoruz.  Çünkü kendilerini de taşıyoruz. Bizler de bir çalışanız. Bizleri de biraz korumalarını istiyoruz” diye konuştu.

“ELLERİNE NE GEÇİRDİLERSE VURDULAR. BİTMEK BİLMİYORDU”
Belediye otobüsü şoförü Eyüp Durgun sözlerini şöyle tamamladı:
Sırtımda, sağ tarafta kelebek kemiğim kırık. Kafada çatlak var, burun da çatlağım var. Çok kötüydü, her taraftan vurdular.  Ellerine ne geçirdilerse vurdular. Bitmek bilmiyordu. Bir yandan evladımı düşünüyordum. Kendimden geçtim yani donup kalıyordu insan. İnşallah kimse de yaşamaz bu duyguları.”

Görüntü dökümü:
———-
-Eyüp Durgun’un konuşması
-Detaylar 

23.01.2021 – 21.42 Haber Kodu : 210123206

=================

12- ŞİŞLİ’DE YANKESİCİLİK YAPAN ÇOCUK KAMERADA 

Haber: Ali TİNBEK / İSTANBUL-DHA
Şişli’de 4 farklı hırsızlık olayını gerçekleştirdiği belirlenen küçük yaştaki B.T., isimli kız çocuğu polis ekipleri tarafından yakalandı. Yankesicilik yöntemiyle hırsızlık yapan çocuk iş yerlerinde bulunan güvenlik kameralarına saniye saniye yansıdı.
İstanbul Emniyet Müdürlüğü ekipleri yapılan ihbarları değerlendirmesi ve güvenlik kameralarının incelenmesi sonucu, yaşı küçük olduğu bildirilen B.T. isimli kız çocuğunun 4 ayrı yankesicilik yöntemiyle hırsızlık suçuna karıştığını tespit etti. 
Polis ekipleri hırsızlık ihbarlarını değerlendirip, güvenlik kameralarını incelemesi sonucu 20 Ocak’ta B.T.’yi Şişli, Eskişehir Mahallesi’nde durdurdu. B.T. polis ekiplerini görünce kaçmaya çalışırken yakalandı. Hırsızlık olayına karışan B.T. gözaltındaki işlemelerinin ardından adliyeye sevk edildi. B.T.’nin çıkarıldığı mahkemece serbest bırakıldığı bildirildi.

Görüntü dökümü:
———————–
(GÜVENLİK KAMERASI)
-B.T.’nin hırsızlık yaptığı anlara ilişkin görüntüler

Bu Yazıya Tepki Ver

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Giriş Yap

Giriş Yap

Haberolduk.com - Son Dakika Haberler ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!