Prof. Dr. Şıpka: Medeni Kanun’da ‘ortak velayet’ düzenlemesi yapılmalı

prof-dr-sipka-medeni-kanunda-ortak-velayet-duzenlemesi-yapilmali-ZzW5kvld.jpg

İSTANBUL, (DHA) – Boşanma davalarında çocuklar açısından ortak velayetin gerekliliğine dikkat çeken Medeni Hukuk uzmanı  Prof. Dr. Şükran Şıpka, “ortak velayet Türk hukukunda henüz yasal olarak düzenlenmiş değil, Yargıtay içtihatlarıyla sistemimize girdi. Ancak, çocuk açısından en iyi karar niteliğindedir, bu konuda yasal bir düzenleme şart” dedi.

Sanatçı Özcan Deniz ve eski eşi Feyza Aktan’ın devam eden velayet davasından örnek veren Altınbaş Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden Prof. Dr. Şükran Şıpka, “Böyle davalarda hem taraflar hem de çocuk çok yıpranıyor. Bunların yaşanmaması için taraflara, ortak velayet konusunu düşünmeleri tavsiye ediliyor. Geleceğin kanun uygulayıcıları, hukuk öğrencileri tarafından konunun iyi kavranabilmesi ise özel bir önem taşıyor” diye konuştu.

ÇOCUĞUN, SAĞLIK, EĞİTİM, YURT DIŞI ÇIKIŞI ORTAK ALINMASI GEREKEN KARARLAR

Ortak velayetin özellikle çocuğun, sağlık, eğitim, yurt dışı çıkışı gibi ortak karar alınması gerektiren durumlarda çok yarar sağlayan  bir karar olduğunu aktaran Prof. Dr. Şıpka, “Geleceğin hukukçuları olacak öğrencilerimizin daha eğitimleri sırasında bu konuda duyarlılık geliştirmesi amacıyla Doç. Dr. Hasan Sınar ile ‘Çocuk Hukuku’ dersini uzun yıllardır alan araştırması proje dersi olarak düzenledik. Bu derslerde özellikle çocuğun, Ceza Hukuku ve Medeni Hukuk kapsamında korunmasına ilişkin konular inceleniyor. Bunlardan biri de çocuklarımızın gelecekteki tüm hayatını etkileyen boşanma sürecinde gündeme gelen ortak velayet konusudur” ifadelerini kullandı.

Akademik görüşlerin uygulamaya yansımasının çok önemli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Şıpka, 2’nci sınıf öğrencileri Berk Arısoy, Beyza Nur Doktaş ve Hilal Parlakkılıç’ın ‘ortak velayet’ konusunda çok önemli bir çalışma yaptıklarını dile getirdi. Konuyu hem hukuk hem de psikolojik boyutlarıyla ele aldıkları detaylı bir proje hazırladıklarını anlattı.

Prof. Dr. Şükran Şıpka, “Ortak velayet konusu maalesef Türk Medeni Hukukunda henüz karşılığını bulmadı. Öğrencilerimiz akademik düzeyde yaptıkları çalışma ile İsviçre ve Almanya başta olmak üzere dünyadaki örnekleri inceledi, Türk Medeni Hukuku’ndaki eksikleri tespit ettiler ve önerilerde bulundular. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi EK 7 Numaralı Protokol’ün 5’inci maddesinde eşlerin evlilik bakımından, evlilik süresince ve evliliğin bitmesi halinde, kendi aralarındaki ve çocuklarıyla olan ilişkilerinde, özel hukuk niteliği taşıyan hak ve sorumluluklar açısından eşit olarak düzenlendiğini tespit ettiler. Özellikle de çocuğun yüksek menfaatinin gerektirdiği hallerde mahkemelerin ortak velayete hükmettiğine değindiler. Ortak velayet kurumunun yasadaki varlığının bu derece önemli olmasına rağmen Türk Medeni Kanunu’nda düzenlenmemiş olmasının önemli bir eksiklik olduğuna da işaret ettiler” dedi.

“ANLAŞMALI BOŞANMALARDA YOĞUN BİR ŞEKİLDE DE UYGULANMAYA BAŞLANDI”

Çalışmaya ilişkin detaylı bilgi veren Prof. Dr. Şıpka, “Genç hukukçular Berk Arısoy, Beyza Nur Doktaş ve Hilal Parlakkılıç yaptıkları incelemede, Yargıtay 2’nci Hukuk Dairesi’nin 2017 yılında vermiş olduğu devrim niteliğindeki ortak velayet kararını, özellikle de çocuk bakımından umut veren bir gelişme olarak nitelendirdi. Emsal kararları inceleyerek, hukukçularla yaptıkları görüşmeler neticesinde, aslolanın ortak velayet olması gerektiğine dikkat çekti. “Hukukumuzda yasal düzenlemesi yok ama Yargıtay içtihatlarıyla artık yerini buldu. Anlaşmalı boşanmalarda yoğun bir şekilde de uygulanmaya başlandı. Çekişmeli boşanmalarda, yani bir taraf ortak velayeti isterken, diğer taraf ortak velayeti kabul etmezken de uygulanmaya ve onaylanmaya başlandı” diyerek dünyadaki örnekleri gibi ülkemizde de en kısa zamanda yasalaşması gerektiğini ifade etti” diye konuştu.

Genç Hukukçuların aile mahkemelerinde görev yapan psikologlarla da görüştüğünü anlatan Prof. Dr. Şıpka, “Bu görüşmelerde boşanma aşamasında ve boşanma sonrasında anne-baba ve çocuk arasındaki hassas ilişkiler dikkate alındığında ortak velayetin bir avantaj mı dezavantaj mı olduğunu sorguladı. Özellikle de anne-babanın evlilik birliğinin sona ermesine rağmen kişisel iletişim kurma konusunda sorun yaşamadığı boşanmalarda ortak velayetin çocuğun yararına olduğunu belirtiyorlar. Ortak velayet halinde anne-baba arasındaki iletişimin her zaman devam edeceğinin dikkate alınması gerektiği hususunu taraflara önemle hatırlatılmasının sağlıklı bir süreci başlatacağına inandıklarını belirtti” ifadelerini kullandı.

 

Exit mobile version